Medyum Memiş Hoca
Çin adaleti işte böyle oluyor sevgili okuyucularım. Bir yerde olaylar varsa elbetteki suçlular da vardır. Ama suçluları görmezden gelip masum insanları cezalandıran adalet, adalet değildir. Çin yönetimi, Uygur Özerk Bölgesi'nde geçen temmuz ayında patlak veren ve 200'e yakın kişinin öldüğü olaylarla ilgili hüküm giyen 8'i Uygur Türk'ü, 9 kişiyi daha idam etti. İdam edenlerin, olaylar sırasında cinayet ve diğer suçlara karıştığı öne sürüldü. İdam edilen 9'uncu kişinin ise kesin olmamakla birlikte Han Çinli'si olduğu söyleniyor.
AsIı Suçlu Kimdi?
Bu olaylar neden çıkmıştı hatırlarsınız. Evlerine saatlerce uzakta bulunan bir oyuncak fabrikasında çalışmaya zorlanan Uygur kızlarına, Han Çinlileri sarkıntılıkta bulundu. Kızları kaçırmaya kalktılar. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de temmuz ayında patlak veren protesto eylemleri kanlı bir şekilde bastırıldı. Çin resmi polis ve askeri, taraflardan Han Çinlileri'ne büyük destek verdi. Olaylarda büyük çoğunluğu Uygur Türk'ü olan en az 400 kişi öldü. Olayları çıkaran Han Çinlileri, Çin'in resmi koruması altındaydı.
Bir Adalet Dramı
Şimdi, Uygur kızlarına saldırarak olayları başlatanlar Han Çinlileri. Ölen ve yaralananların büyük çoğunluğu Uygur Türkleri. İşini, eşini, evini, evladını kaybedenler Uygur Türkleri. Ama bakıyorsunuz. İdam cezasına çarptırılan 10 kişiden 9'u Uygur Türk'ü. Ne bu şimdi? Adalet mi bu? Çin adaleti böyle mi oluyor? Daha önce sokak dramını seyreden Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği şimdi de adalet dramını seyrediyor.
Çıtları çıkmıyor
Evet çıtları çıkmıyor. başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası kuruluşların güçleri, Sudan'a yetiyor. Çin'e yetmiyor. Dünya Uygur Kongresi, uluslararası standartlara uygun adil bir yargılama istiyor. Duyan yok. Aynı kongre, infazları kınıyor. Duyan yok. Uygur Türkleri haksız ve hukuksuz bir şekilde daraağaçları can veriyor. Gören yok. İşin kötüsü Ankara'da ne çığlıkları duyuyor, ne infazları görüyor. Dış işleri uyuyor mu Allah aşkına? Dışişleri Bakanı'nın enerjisi mi tükendi de, sesi çıkmıyor?...